'sağlıklı beslenin, uzun yaşayın'. bu, birçoğumuzun yaşam düsturu. aslında insanların sağlıklı beslenme alışkanlıkları hatırı sayılır bir geçmişe sahip. bizim bugün 'organik', 'köy mahsülü' olarak aldığımız ve ederi el avuç yakan şeyleri insanlar neolitik çağda yerleşik hayata geçtiklerinde, kendi ürettiklerini kendileri yerken, bedavaya da sağlıklı besleniyorlardı. tabi burada bir ayrım var. o vakit amaç sağlıklı beslenme değil, sadece beslenmeydi. gılgamış destanı da bize bu konuda ışık tutuyor. m.ö. 3000 yılı... ve insanlar incir, salatalık, soğan yiyorlar. tarih ilerledikçe yemek, içmek ve beslenme bir kültür halini alıyor. hatta bir eğlence hali alıyor. gılgamış destanı yazıladururken, alt mezapotamya'daki insanlar bira mayası yapıp 'bu dünya içmeden çekilmez arkadaş' kıvamına gelmişlerdi bile.
